


Ben:ALEX DE SOUZA
Kim gelirse gelsin gs li olacak gelen kişi
Fenerbahçe'nin mücadelesi sadece 3 Temmuz kumpasıyla sınırlı kalmadı. Camia, yıllar boyunca Türk futbolunun içine yerleşmiş, kararları saha dışından veren, hakemleri ve kurulları etki altına alan görünmez bir "yapı"nın varlığıyla mücadele etti.
Geriye dönüp bakıldığında, Fenerbahçe'nin yaşadığı travmaların basit sportif tesadüfler olmadığı kulüp tarafından sıkça dile getirilir:
2006 Denizli ve 2010 Bursa Travmaları: Şampiyonlukların son maçlarda, tartışmalı hakem kararları ve saha olaylarıyla kaybedilmesi, kulübün büyümesinin ve mali bağımsızlığının önüne geçmek isteyen bir "sistemin" müdahaleleri olarak tarihte yerini aldı.
4 Nisan 2015 Kurşunlanma Olayı: Çaykur Rizespor maçı dönüşü Sürmene'de Fenerbahçe takım otobüsünün kurşunlanması, kulübe yönelik fiziki bir yok etme ve terör eylemiydi. Katliamın eşiğinden dönülen bu olayın faillerinin yıllar geçmesine rağmen hala bulunamaması, kulübün karşısındaki "yapının" derinliğini ve karanlığını gözler önüne sermektedir.
Bugün Fenerbahçe Başkanı Ali Koç'un sıklıkla vurguladığı "sistem" ve "yapı" eleştirileri, geçmişten günümüze uzanan, kulübün önünü kesmeye çalışan, adil rekabeti yok eden bu organize kötülük ağına bir itirazdır.
Hukuki Zafer ve Maddi/Manevi Enkaz
Yıllar süren hukuk mücadelesi sonucunda Yargıtay, 3 Temmuz'un bir FETÖ kumpası olduğunu tescilledi ve Fenerbahçe yöneticileri beraat etti. "Fenerbahçe Kumpası Davası"nda ise kumpası kuran polisler, savcılar ve hakimler ağır hapis cezalarına çarptırıldı. Fenerbahçe hukuken tertemiz olduğunu kanıtladı.
Ancak bu süreçte kulüp; Şampiyonlar Ligi gelirlerinden mahrum bırakıldı, hisse değerleri dibe vurdu, yıldız oyuncularını kaybetti ve milyarlarca liralık maddi zarara uğratıldı. Daha da önemlisi, camianın yılları ve enerjisi çalındı.
Sonuç: Cumhuriyetin Yıkılmaz Feneri
Fenerbahçe’nin FETÖ ve Türk futbolunu saran "yapı"lara karşı verdiği mücadele, yalnızca bir futbol takımı hikayesi değildir. Bu, haksızlığa boyun eğmeyenlerin, "dar ağacında olsak bile son sözümüz Fenerbahçe" diyenlerin, Atatürk ilke ve inkılaplarına sıkı sıkıya bağlı bir Cumhuriyet kurumunun varoluş destanıdır.
Bugün Fenerbahçe, çalınan haklarının iadesi ve uğradığı zararların tazmini için mücadelesini sürdürürken; geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da futbolun saha içinde oynanıp kazanıldığı, adil ve temiz bir spor iklimi için Türk sporunun yıkılmaz kalesi olmaya devam etmektedir.
Sakatlık,ligin kalitesi,T.Direktörün oyuncuyu ve oyunu iyi okuyamaması başlıca sebeplerinden tabi ki oyuncularında eksikleri var .
Türk Futbolunda son dönemlerdeki yaşanan gelişmeler ile güven oldukça sıfıra indi.Yakın zaman da UEFA nın da olaya müdahalesi bekleniyor.Güvenin olmadığı,YAPI nın hakim olduğu bir lig de FENERBAHÇE nin tüm kozlarını (siyasi ve adalet) ortaya çıkartması gerekmiyor mu?Tüm birimlerimiz ile CAS ve FİFA gibi kurumlara başvuruda bulunmalı mıyız?
YAPI ile1-gs2-diyarbakır3-FENERBAHÇE4-bjk
YAPISIZ1-FENERBAHÇE2-bjk3-diyarbakır4-ts
Aerık UEFA olaya müdahale etmeli..
reşit şöyle yazmış:
Alex- Asensio - Arda Güler - Tüncay Şanlı - Volkan Demirel - Lugano … say say bitmez
Aktif?
qwertyhawk şöyle yazmış:
el matador… özlendi
Bugün izledin mi?
Yapının adamları kimler?Fenerin içine sızınlar var mı?Tek tek ayyuka çıkmalı!Bu başkanlık dönemi çok zor geçecek.
LİG KAPATILSIN diyecek haldeyiz artık
FENERBAHÇE mizde izlemekten zevk aldığınız oyuncu kim?
TRuvalı17 şöyle yazmış:
Ederson- mert müldür- skriniar- ake- levent- guendouzi- kante- ismail- greenwood- oğuz- muriç.
iş yapar güzel kadro olmuş ama mert de bi düşündüm
Kanarya Gagası şöyle yazmış:
EDERSON-SEMEDO-SKRİNİAR-AKEBROWN-KANTE-GENDUZİ-ASENSİO-GREENWOOD-VEDAT-OĞUZ.. Sanki Oğuz' u yazarken elin biraz titremiş, Reshford yazmak istemişsin gibi bir izlenim edindim :)
:)

